Geçen ay Balıkesir Üniversitesine bağlı Edremit meslek yüksekokulunda açılan zeytincilik operatörlük seminerine katıldım. 5 gün sürdü. Sabah 9'dan akşam 7'ye kadar süren inanılmayacak yoğun ve bir o kadar da bilgilendirici bir seminerdi. Katılanların hepsi zeytinyağı işindeler. Kendi markasını yaratan, yağı ile altın madalya kazanan, hobi olarak zeytinyağı işinde olan veya sadece zeytinyağını sevdiği için bilgi alma amacında olan. Gencinden yaşlısına her yaştan insan vardı. Hepsi heyecanlı, hepsi bilgili.
Hocamız Mücahit Kıvrak’ın, sesi kısılana kadar bıkmadan uzanmadan tüm soruları yanıtlamasının yanı sıra bildiklerini bize öyle bir coşku ile öğretme ve paylaşmaya çalışması beni inanılmayacak etkiledi. Buradan da kendisine teşekkürlerimi iletmek isterim. Ama beni en çok mutlu eden bu seminere katılanların hepsinin ama gerçekten hepsinin birbirleri ile bir bilgi alışverişinde olmaları. Hiç kimse bilgi ve tecrübelerini kimseden esirgemedi. Neler öğrendim anlata anlata bitmez. Buradan da tüm katılanlara çooook teşekkür ederim. Hem hocamızın hem sizlerin sayesinde bir bilgi bombardımanına maruz kaldım. Çok etkilendim. Çok öğrendim. Çok mutlu oldum.
Bütün öğrendiklerimi de sizinle, zeytinyağı tüketicileriyle, dostlarımla ve müşterilerimle paylaşmak niyetindeyim. Bugün size çok kısa olarak anlatmak istediğim bir şey var; o da zeytinin için de bulunan fenolik bileşenlerin önemi.
Bu fenolik bileşenler aslında zeytinyağındaki acılık, yakıcılık ve meyvemsi gibi olumlu özellikler. Tadımcılar da duyusal analizde bu özellikleri arar ve yoğunluğuna göre değerlendirilir.
Fenolik bileşenler hava, su ve ısı ile temas ederse yoğunluğu değişir ve yok olabilir. Aynı zamanda antioksidan olan bu bileşenlerin korunması ve yok olmaması için gereken önlemler alınmalıdır. Zeytinyağı üreticilerine burada çok önemli bir rol düşüyor. Onu burada sizlere ayrıntılı açıklamak biraz teknik bir anlatım olur. Onun yerine tüketici olarak size öğrendiğim birkaç bilgileri aktarmak isterim.
Daha önce dediğim gibi zeytinyağını hava ile temastan sakınmamız lazım. Diyelim teneke ile zeytinyağı alıp eve geldiniz. Açıp tenekeyi bir şişeye doldurup tenekeyi tekrar kapatıp saklıyorsunuz. Yanlış yapmayın. Ben de yapıyordum. Yapmayacağım artık. O tenekenin tamamen boşalması gerekiyor. Çünkü tenekede kalan hava boşluğunun Zeytinyağı ile temas etmemesi gerekiyor. Onun için hemen koyu renk ve güneşten ve sıcaktan uzak duran şişelere tüm tenekeyi boşaltıyoruz.
Bu hafta size bu önemli konuyu aktarmak istedim. Zeytinyağı çok özel, çok güzel, çok değerli ve o kadar da faydalı. Bizim de ona gereken ilgiyi göstermemiz gerekiyor.
Gelecek hafta bu çok güzel eğitimimden aldığım başka bir not paylaşmak üzere sağlıklı ve keyifli bir hafta dilerim.