Mutluluk herkese göre değişen bir kavramdır. Yine de birkaç genelleme yapmaya değer diye düşündüm.
İnsan doğarken, mutlu geliyor dünyaya. İlk ağlamalar sadece bu ortama geldiğini bildirmek için oluyor. Mutluluk; insanın ayaklarını devamlı yerden kesen, havalarda uçurtan kısa ve anlık bir duygu değil sadece. Daha çok bir derin huzur ve kendini iyi hissettiğin bir genel yaşam durumu olduğunu düşünüyorum. Tabi ki bazen kısa-anlık mutluluklar da olabilir.
Mutluluk; gözlerini açıp etrafını algılayarak hayatta yürümek demek. Her anı yaşamak, keyfini çıkarmak. Kalbini açıp duygulara izin vermek mutluluk. Olduğu gibi kabul etmek insanı ve çevreyi. İnsana, tüm yaratılanlara ve çevreye hoşgörü göstermek ve bundan dolayı huzur duymak demek.
Üzgün veya sinirli zamanlar olabilir ancak bu inişler gerekiyor bazen hayatta. Çünkü bir durum ayarı, bir değerlendirme yapma işlevi var bunların. Konu veya olay düzelince tekrar o huzura yer veriyor hayat. Güneşli havada ortaya çıkan karabulutlar gibi bazen üstüne çöker sorunlar. Ama onlar da geçer ve güneş tekrar etrafı sımsıcak ışık ve ısısıyla sarıp sarmalar.
Mutluluk; bazen işlerin senin istediğin gibi gitmediğinin farkına varmak ve onların üstesinden gelmeye çabalamak, tekrar o huzura kavuşmaktır.
Çok derin bir duygu mutluluk. Sevgi de bu mutluluğun kocaman bir parçası. Sen ne kadar çok verirsen o kadar çok geri döner sana, bir alışveriş gibi. Çocuğunun karnını doyurur ve bunun yanı sıra kucak dolusu sevgi verirsen huzurlu ve mutlu bir çocuk olur ve ödül olarak da anne çok daha mutlu olur.
Hayvanlar zaten doğuştan mutlu, onları okşadığın zaman, onlara sevgi verdiğinde, karnını doyurduğunda senin en sadık dostundur. Bu enerji sana da çevrene de yeter.
Mutlu olmak için bazen kendini bırakmak gerekiyor. Koşturmayı azaltmak, hırsı aza indirgemek, zaman ayırmak, gözleri açmak, algılamak, şükretmek. Zeytin Perisi ekibi olarak herkese iç huzur = mutluluk ve sağlık dolu günler diliyoruz.